Hindistan’ın Pune kentinde yer alan bu çevre dostu tasarım, NaaV Studio tarafından doğa ve mimari arasında kusursuz bir uyum yaratmak amacıyla tasarlandı. Daha geniş bir açık etkinlik alanının parçası olan Aina ortak tuvaleti, yalnızca bir hizmet yapısı değil, çevresinin doğal dokusunun bir uzantısı olarak düşünülmüş. Proje, sürdürülebilirlik ve minimum müdahale ilkeleriyle şekilleniyor; her detay, doğaya saygılı bir mimari anlayışın ürünü.
Yapı, mango ağaçlarından oluşan bir korunun içinde, doğal malzemelerin yönlendirdiği bir sadelikle yer alıyor. Tasarım sürecinde, ağaçların konumu yapının biçimini belirlemiş; hatta bir ağaç, geniş bir pencereyle çerçevelenerek mekânın merkezine dahil edilmiş. Bu sayede iç ve dış mekân arasındaki sınırlar silikleşiyor, doğanın varlığı her an hissediliyor.
Yapının karakteri, doğal taşın zarif gücüyle tanımlanıyor. Zemin ve lavabo, yerel granitten tek parça olarak yontularak oluşturulmuş. Granitin pas tonlu yüzeyi hem mekâna topraksı bir sıcaklık kazandırıyor hem de sade formuyla heykelsi bir etki yaratıyor. Zanaatkârların elinden çıkan bu taş işçiliği, sadece bir malzeme kullanımı değil, doğanın ham dokusunu mimariye taşıyan bir ifade biçimi haline geliyor.
Duvarlarda kullanılan sıkıştırılmış toprak, zemindeki taşla bütünleşerek organik bir devamlılık sağlıyor. Çatıda yer alan çelik ve teneke levhalar, iç mekânda bambu dokuma hasırlarla yumuşatılmış; bu sayede ışık ve gölge gün boyunca yüzeylerde dans ediyor. Koyu tonlu ahşap kapılar, taş ve toprak duvarlarla doğal bir uyum içinde birleşiyor.
NaaV Studio’nun bu projesi, mimarinin doğayla yarışmak yerine onunla birlikte var olabileceğini kanıtlıyor. Taş, toprak ve bambu, burada yalnızca yapı elemanları değil, manzaranın devamı. Yapı, kendini geri çekiyor ve doğaya alan açıyor. Böylece her yüzey, her doku ve her ışık yansımasıyla mimarinin en saf hâli, yani doğallık ortaya çıkıyor.
































+90 532 585 51 95
+90 532 585 51 95