Taşın tarihsel mirasını geleceğe taşıyan bir eğitimci, bir usta ve bir öncüdür o… 1962 yılından bu yana taşçılık ve mermercilik alanında eğitici kimliğiyle sayısız bireye dokunmuş, aynı zamanda sahadaki bilgi birikimini akademik düzeye taşıyarak sektöre kalıcı katkılarda bulunmuştur. Ankara Yapı Enstitüsü’nden başlayıp Çukurova Üniversitesi’ne, Adana’dan İzmir’e uzanan mesleki serüveni boyunca, sadece taş değil, insan da işleyen bu değerli isim, bugün hâlâ gençlere yol gösteren bir ilham kaynağıdır. Bu röportajda, Ali Pancarcı ile hem taş ustalığının geçmişine ışık tuttuk hem de geleceğine dair umut veren projeleri konuştuk.
Sizi tanımak isteyen okuyucularımız için biraz kendinizden bahseder misiniz?
Yapı/İnşaat Teknik Öğretmeniyim. Ankara Yapı Enstitüsü Taşçılık Bölümü 1962 mezunuyum. Ankara Erkek Yüksek Teknik Öğretmen Okulu (Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi) Yapı Bölümünü 1966 yılında tamamladım. Rize Yapı Enstitüsü, Adana Yapı Enstitüsü Taşçılık Atölyesi ve Meslek Dersleri öğretmenliği (1970-79), Çukurova Üniversitesi Öğretim üyeliği, teknik kitaplar yazarlığı gibi görevlerde bulundum. Ayrıca, 1975 yılında Adana Yapı Enstitüsü ve Teknik Lisesi olarak Dünya Liselerarası Futbol Şampiyonu olduk. Eğitim hayatım boyunca İzmir’de farklı okullarda görev aldım ve Karşıyaka’dan emekli oldum.
Mermercilik ve taşçılık alanına olan ilginiz nasıl başladı? Bu alandaki ilk eğitim deneyiminiz neydi?
İlgim, Mimar Sinan’ın taş eserlerine duyduğum hayranlıkla başladı. Bu yüzden taşçılığı tercih ettim. Eğitimime Ankara Yapı Enstitüsü’nde başladım. 1962 yılında taşçılık, taş ustalığı, taş tekniği, tarihsel taş kalıntılar ve taşın güzel sanatlara ve inşaata uygulanması öğretilirdi. Afyonlu ve Kayserili ustalarla taş kaplama işlerim oldu.
1962 yılında Ankara Yapı Enstitüsü Taşçılık Bölümü’nden mezun oldunuz. O dönemki taşçılık eğitimi nasıldı, bugünkü sistemle kıyasladığınızda ne gibi farklar görüyorsunuz?
O dönemde çok kapsamlı ve uygulamalı bir eğitim vardı. Ankara’daki okulumuz, diğer yapı enstitülerinin kurucu okulu olarak görev yapardı. Bugün, bu uygulamalı yaklaşım eksik kalıyor. Taş işçiliği bilgisi azaldı, teorik eğitim daha ön planda.
“Nitelikli mermerci” sizce kimdir? Hangi beceri ve donanımlara sahip olmalı?
Nitelikli mermerci, taşı el ile ve makine ile işleyebilen, taş işleme teknolojisini bilen, gerektiğinde bu bilgiyi başkalarına aktarabilen kişidir. Mermerin kütükten işlenmesine, kesim tekniklerine ve uygulama alanlarına hâkim olmalıdır.
Bugün mermer sektöründe en çok ihtiyaç duyulan eleman profili nedir? Saha ile eğitim kurumları arasında nasıl bir uyumsuzluk var?
Sektörde hazırlama ve uygulama alanında bilgili, becerili eleman eksikliği var. Eğitim kurumları ile saha arasında ciddi bir uyumsuzluk mevcut. Güncel teknolojilere göre eğitim eksik kalıyor.
AB uyumlu projeler ve ‘Hayat Boyu Öğrenme’ kursları çerçevesinde uyguladığınız programlardan biraz bahseder misiniz?
AB Uyumlu Milli Eğitim Bakanlığı MEGEP Ders Modülleri kapsamında, Yapı/İnşaat Teknolojisi alanında düzenlediğimiz ‘Yalıtımcılık Meslek Edindirme Kursları’, 17 yaş ve üzeri herkese tamamen ücretsiz olarak açık kurslardır. Bu uygulamayı ‘Mermercilik Meslek Edindirme Kursları’ olarak da hayata geçirme yönünde öneri ve projelerimiz bulunmaktadır.
Kış aylarında, İzfaş Mermer Fuarı sebebiyle İzmir’deyiz. Bu dönemde eğitim projelerimizi burada sürdürüyoruz. Yaz aylarında ise, Afyon Kütük Mermer Fuarı’nın etkisiyle, ‘Mermerin Başkenti Afyon’dayız. Bu süreçte Afyon’da da örnek bir kurs açılabileceğini düşünüyoruz.
Afyon’da iki güçlü kadın yöneticinin bulunması (Valimiz Sn. Yiğitbaşı – halkla ilişkiler uzmanı, belediye başkanımız – “Şapkalı Efe” lakaplı bir hanımefendi) bu projeleri daha etkin ve görünür kılma potansiyeli taşımaktadır. Ayrıca Afyon ve çevresi, Akşehir Kirazı üretimiyle mevsimlik tarım işçilerine ev sahipliği yapmaktadır. Bu topluluğu da eğitsel projelerimize dahil ederek, Urfa, Mardin, Diyarbakır ve Kahramanmaraş gibi deprem bölgelerine yan destek sağlamayı hedefliyoruz. Bu yaklaşım, sadece mesleki eğitimi değil aynı zamanda sosyal sorumluluğu da içeren bütüncül bir model sunmaktadır.
Mermercilik mesleğini yeniden cazip hale getirmek için nasıl bir eğitim modeli önerirsiniz?
Güncel teknolojilerle desteklenmiş, İSG kurallarına uyan, uygulamalı ve sektöre entegre bir eğitim modeli öneriyorum. Özellikle sosyal sorumluluk kapsamında projelerle desteklenmesi çok önemlidir.
Mermer sektörünün son yıllardaki durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Özellikle fuarlarda edindiğiniz izlenimler neler?
İzfaş Fuarı gibi organizasyonlarda kalite artışı gözlemlense de, bu gelişmeler uygulama alanlarına yeterince yansımıyor. Eğitimle bu eksikliği kapatırsak sektördeki kazanç ve ilgi artacaktır.
Gençlere ve mesleki eğitim yolunu seçen öğrencilere bir öneriniz, belki de bir mesajınız var mı?
Gençleri kutluyorum. Eğitsel destek tüm ülkede ücretsizdir ve biz her zaman yanlarındayız. Projemiz kazanç amaçlı değildir, sosyal sorumluluk projesi niteliğindedir. AB projeleri yönünde çalışıyoruz.






















+90 532 585 51 95
+90 532 585 51 95