Tarihle konuşan ellerin ustası Charlie Gee, taşın zamana meydan okuyan dilini genç bir ruhla konuşturan ender zanaatkârlardan biri. Babasının işliğinde şekillenen tutkusunu, York Minster’daki çıraklığıyla disipline dönüştüren Gee, Köln Katedrali’nden sosyal medya platformlarına uzanan yolculuğunda, taş işçiliğinin hem geçmişine hem de geleceğine iz bırakıyor. Mermeri, yalnızca bir yapı malzemesi değil, bir anlatı aracı olarak gören sanatçıyla, geleneğin nasıl direndiğini ve nasıl dönüştüğünü konuştuk.
Taş ustası olmaya karar vermenizde babanızın rolü neydi? Sizi en çok etkileyen an neydi?
Babam, hayatımın yönünü belirlemede çok büyük bir rol oynadı. Onun taşları büyük bir hassasiyetle oymasını izlemek, küçük yaşlardan itibaren bende derin bir iz bıraktı.
York Minster’da çıraklık yaptığınız dönemde öğrendiğiniz en değerli teknik veya ilke neydi?
York Minster’da öğrendiğim en değerli ders sadece bir teknik değil, aynı zamanda sabırdı. Taş, size yavaşlamayı ve malzemeye saygı duymayı öğretir. Yıllar boyunca tekrarlanan hassas oyma parçaları yaratmak, zanaatkarlığımı şekillendiren temel becerilerimden biriydi. Ancak sabır ve detaylara dikkat etmek asıl temellerdi.
Geleneksel yöntemlerle (çekiç ve keski kullanarak) çalışmak zanaatkarlığınıza ne kazandırdı? Elektrikli aletlere daha fazla dayanan modern taş işçiliği uygulamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çekiç ve keski gibi geleneksel aletler, taşı takdir etmeyi ve anlamayı zorlar. İngiltere’deki çoğu ticari firma, taş işçiliğinin temeli olduğu için çıraklara el aletlerini öğretir. Büyük projelerde verimlilikleri nedeniyle modern yöntemlere saygı duyuyorum, ancak kişisel olarak, temel bilgileri öğrenmek ve zanaatı korumak için el işçiliğinin gerekli olduğuna inanıyorum.
Köln Katedrali’nin restorasyonunda çalışmanın kariyer hedeflerinizden biri olduğunu söylemiştiniz. Bu deneyim beklentilerinizi karşıladı mı ve size ne gibi duygular yaşattı?
Köln Katedrali’nde çalışmak gerçekten gerçeküstüydü, beklentilerimi aştı. Şehrin üzerinde yüksek bir iskelede durup, savaşları ve yüzyılları atlatmış bir yapı üzerinde çalışmak, inanılmaz derecede alçakgönüllü bir deneyimdi.
Genç bir zanaatkar olarak, geleneksel taş işçiliği gibi eski bir zanaatı yaşatmanın en büyük avantajları ve zorlukları nelerdir?
En büyük avantajı, tarihi bir geleneğe taze bir enerji ve yeni bir ses getirmektir. Özellikle sosyal medya aracılığıyla zanaatı paylaşarak eski ile yeniyi birleştirebiliyorum. Günümüzde gerçek taş işçiliğinin ne kadar beceri ve zaman gerektirdiğini anlayan çok az insan var. Bu zanaatı güncel ve saygın tutmak için sürekli çaba sarf etmek gerekiyor.
Katedrallerde mermer kullanımı hakkında ne düşünüyorsunuz? Özellikle restorasyon projelerinde mermerle çalışmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Mermer güzel, inanılmaz derecede dayanıklı ve iyi aletlerle işlenebilir bir malzemedir. Estetik özellikleri, bazı heykeller ve iç mekanlar için eşsizdir. Ancak restorasyonlarda orijinal malzemeyle uyum çok önemlidir. Bu nedenle, binanın orijinal taşıyla uyumlu olmalıdır.
Üzerinde çalıştığınız bir taşa kendi izinizi (baş harflerinizi, CG) bıraktığınızda ne tür bir sorumluluk ve gurur duyuyorsunuz?
İzimi bırakmak bir onur, yüzyıllar boyunca süren sessiz bir el sıkışma. Çoğu insan fark etmese de, burada olduğumu ve kendimden daha büyük bir şeyi korumak için üzerime düşeni yaptığımı hatırlatıyor.
Gelecekte, taş işçiliği becerilerinizi kullanmak istediğiniz belirli bir bina veya şehir var mı?
Roma’da, örneğin Aziz Petrus Bazilikası gibi bir restorasyon çalışmasına katkıda bulunmak isterim.
Kendi işinizi kurduğunuzdan beri, taş işçiliği geleneğine yeni bir bakış açısı veya yenilik getirmeyi hedeflediniz mi?
Evet, kesinlikle. Instagram, YouTube, Facebook ve TikTok gibi sosyal medya platformlarını kullanarak insanlara taş işçiliğinin sürecini göstermek için tutkuyla çalışıyorum. İnsanlara tarihi bir binayı korumak için gereken süreci ve iş yükünü göstermek önemli bence.
İnsanlar genellikle bu işin ne kadar emek gerektirdiğini bilmezler ve ben sosyal medyada bunu göstermeyi umuyorum.





























+90 532 585 51 95
+90 532 585 51 95