Doğal taş yapı malzemesi olarak bir Rönesans sürecinden geçiyor: Bu geleneksel ve sağlam yapı malzemesi, cephelerde kullanıldığında yeni yapılara daha güçlü bir karakter kazandırıyor. Bunun yanı sıra bakım ve işletme maliyetlerinden de tasarruf sağlıyor.
Bilindiği üzere doğal taşlar, serin dokunuşları ve birbirinden güzel renkleri ve dokularıyla mimarların ve heykeltıraşların antik çağlardan beri çok severek ve ustalıkla kullandıkları bir yapı malzemesidir. Dünya üzerinde buna tanıklık eden birçok yapıya ve sanat eserine rastlamak mümkündür; bunların arasında kırsal bölgelerdeki geçen yüzyıllardan kalma taş evler en sevilen örneklerdendir. Belki de bu nedenle doğal taş her şeyden önce kalıcılığı, sağlamlığı ve kütleselliği çağrıştıran bir malzemedir.
Peki, bu özellikleri günümüzdeki modern yapıların hafif, hareketli ve şeffaf cephe tasarımlarıyla bağdaştırmak mümkün müdür?
Bu sorunun cevabını Doğal Taş Cepheler kitabı vermektedir. Çeyrek yüzyıldır sektörde başarıyla faaliyet gösteren bir marka olarak doğal taşların mimarlıkta kullanımlarıyla ilgili bir eseri Türkçe literatüre kazandırmak isteyen doğal taş işletmecisi firma STONELINE’ın Alman kitapevi DOM publishers ile işbirliğine gitmesinin sonucunda, kitap Almanca ve Türkçe olarak eşzamanlı yayımlandı. Mimar-Editör Konstantin Krüger tarafından kaleme alınan ve Philipp Meuser (Prof., Mimar) ile Hermann Graser (Alman Doğal Taş Birliği Başkanı) ve Tobias Nöfer’in (Mimar) metinleriyle zenginleştirilen kitaptaki 23 uluslararası proje seçkisi arasında Türkiye’den de beş mimarlık ofisi yer alıyor: Atelier Han Tümertekin, DILEKCI Architects / DDA, Emre Arolat Architects, Erginoğlu & Çalışlar Architects ve TEGET.
Doğal Taş Cepheler kitabı beş ana bölümden oluşuyor:
- “Giriş ve Yeni Eğilimler” bölümünde doğal taşın yapı malzemesi olarak özellikleri, sürdürülebilirliği, konstrüksiyon tipleri, işlenmesi ve robot teknolojisiyle olan ilişkisi tanıtılıyor.
- “Kuram ve Temel Bilgiler” bölümünde doğal taşın yapı malzemesi olarak geçmişi ve geleceği, tektoniği, gelenekselliği, cephe ve duvar ile kaplama malzemesi özellikleri, cephe konstrüksiyonlarındaki sanatsal öğeleri, yerçekimi ile ağırlık bileşenleri ve saydamlığı ele alınıyor.
- “Doğal Taşla Tasarım” bölümünde silme, lisene ve pilastr, kolon ve sütün, bezeme ve yüzey, köşe ve derz gibi subasman ile çatı saçağı arasında yer alan ve doğal taşın cephedeki görsel etkisini güçlendiren tüm mimari öğeler detaylı olarak inceleniyor.
- “Yapılar ve Cepheler” bölümünde 23 örnekten oluşan proje seçkisi beş ana grup kapsamında tanıtılıyor: Rölyef Olarak Cephe, Taşın ve Yapının Masifliği, Uzaktan Etkili Binalar, Cephe ve Çevresi, Işık ve Gölge. Bu bölümde son yirmi yılda inşa edilmiş projeler yer alırken, yeni yapılara olduğu kadar ek yapılara, yenilemelere, onarımlara ve rekonstrüksiyonlara da yer veriliyor. Metinler, fotoğraflar ve fotoğraf alt yazılarıyla her bir proje neredeyse şehir planlama ölçeğinden derz detaylarına kadar ana hatlarıyla tanıtılırken tasarım ile malzeme arasındaki ilişki de irdeleniyor.
- “Doğal Taşın Çıkarılması ve İşlenmesi” adlı son bölümde ise taşın oluşum süreci, hangi yöntemlerle çıkarıldığı ve kaba bloktan işlenerek nasıl panel veya yapı bileşeni haline getiriliği açıklanırken el işçiliği veya endüstriyel olarak uygulanan yüzey işleme yöntemlerine de kısaca değiniliyor. Bu bölümün amacı okuru mineraller konusunda uzmanlaştırmak değil, doğal taşın oluşumu, türü, yüzey işlemleri ve üretimi arasındaki ilişkiyi anlayabilecek temel bilgilerle donatmaktır.
Kitapta yer alan birbirinden değerli projeler arasından, kısaca birkaç örneğe yer verecek olursak:
ETH HIT E-Bilim Laboratuvarı – Zürih
Baumschlager Eberle Architekten mimarlık ofisi tarafından tasarlanan ve 2008 yılında tamamlanan bu üniversite binasında kılıcına panellerle oluşturulan sıra dışı bir tasarıma gidildi ve cepheye “hafif adeta kâğıttan yapılmışçasına” bir görünüm kazandırıldı. Bu projeyle doğal taşla sadece “klasik” ve “sağır” bir cephe tasarımının mümkün olduğu varsayımı adeta yerle bir edildi.
Türkiye Cumhuriyeti Misyon Binaları – Strazburg
Atelier Han Tümertekin mimarlık ofisi tarafından tasarlanan ve 2020 yılında tamamlanan bu kanalın kıyısında yer alan yapı kompleksinde olabildiğince kalın ve büyük panellerle kolonlu olduğu kadar sağır cephelerde de son derece modern lineer bir tasarımın nasıl elde edilebileceği gösterilmektedir.
FourtySeven & Co. Ofis Binası – Frankfurt
TEK TO NIK mimarlık ofisi tarafından tasarlanan ve 2016 yılında tamamlanan bu yeni ofis binasının cephesi bir “ağı” çağrıştıracak şekilde tasarlandı. Burada dikkat çeken ayrıntı “kabarık” yüzeyli ağın cadde mekânına taşmıyor olmasıdır. Onun yerine binanın cam cephesi gerekli derinliği oluşturacak şekilde içeri çekilirken, doğal taşın özgün tasarımıyla görsel bir odak haline gelmesi sağlandı.
Folkart Blu Otel ve Konut Kompleksi – İzmir
DİLEKCİ Architects / DDA mimarlık ofisi tarafından tasarlanan ve 2017 yılında tamamlanan bu otel ve konut kompleksinde doğal taş hem cephenin masif etkisini güçlendiren heykelimsi bir öğeye dönüşmesiyle hem de taş panellerin farklı ebatlandırma ve dizilişlerindeki ustaca kullanımıyla öne çıkıyor. Bu proje, doğal taşın ne denli geniş ve etkileyici bir tasarım yelpazesi sunduğunu gösteriyor.
Taunus Kulesi – Frankfurt
Gruber + Kleine-Kraneburg Architekten mimarlık ofisi tarafından tasarlanan ve 2013 tamamlanan bu ofis ve konut kuleleri sadece doğal taşın böylesi yüksek binalarda da kullanmanın mümkün olduğunu göstermiyor. Aynı zamanda kireçtaşı kaplamanın iç açıcı renk tonunun, yükseklik farkını dengeleyen cephe tasarımının ve yeşil alana bağlanan arkatlı zemin katının kentsel yaşam alanına ne denli değer kattığını da hatırlatıyor.
Kitapta yer alan her bir proje yukarıdaki yaklaşımla, detaylı olarak ele alınıyor. Bunların arasında Berlin’deki Saray Rekonstrüksiyonu da özel olarak incelenmeye değer. Söz konusu proje, uzman mimar ile sanat tarihçilerinin ve heykeltıraş ile taş ustalarının sürece katılımlarının örnek bir sürecini sunuyor.
STONELINE Yayınları’nın kitabı aynı zamanda konusunda da bir ilk oluşturduğundan, doğal taşın cephede kullanımı açısından tüm paydaşlar için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Zuhal Nakay, Y. Mimar İTÜ/ETH-Zürich
İlgili kaynak:


































+90 532 585 51 95
+90 532 585 51 95