Türk doğal taş sektörünün önde gelen isimleriyle her sayımızda üretimden ihracata, madencilikten tasarıma, sürdürülebilirlikten pazarlama stratejilerine kadar uzanan farklı başlıklar altında bir araya geliyoruz. Bu sayımızda ise “katma değerli üretim” konusunu ele alıyoruz. Sektörün geleceğine ışık tutacak görüş ve önerileri sizlerle buluşturuyoruz
LUCRA MARBLE: ŞEVKİ DURAN
Son 6 aylık dönemde yaşanan satış gerilemesi ve küresel piyasalardaki daralma sektörü nasıl etkiledi? Bu sürece karşı nasıl bir strateji izliyorsunuz?
Lucra Marble olarak biz, Türk doğal taşının plaka kısmında faaliyet gösteriyoruz. Son 6 aylık periyotta satışlarımızda %30 oranında bir gerileme yaşandı. Dünya piyasalarındaki daralma, doğal taş sektörünü de ciddi biçimde etkiledi. Bu süreçte sektör, oluşan bu aşağı yönlü ivmeyi yeni yatırımlarla tersine çevirmeyi hedefliyor.
Müşteri talepleriyle sizin üretim gerçekleriniz arasında sorunlar oluyor mu?
Güzel bir soru. Müşteri ve mimarlar, doğal taşa genellikle seramik gibi yaklaşıyorlar. Örneğin “Tundra Grey” istiyorlar ama 10×10 cm’lik bir örnek üzerinden gösterip “böyle olsun, sarı girmesin, damar olmasın” gibi spesifik isteklerde bulunuyorlar. Doğal taşın yapısını ve doğallığını anlatmak zaman alıyor. Ancak faydalarını detaylıca anlattıkça bu sorunlar aşılabiliyor.
Kataloglar ve çeşitli taş seçenekleri satış süreçlerini nasıl etkiliyor?
Katalog sunumları elbette önemli, ancak son yıllarda dijital kataloglar ve el numuneleri daha fazla öne çıkmaya başladı. Mimarlar ve son kullanıcılar, seçtikleri ürüne dokunmak, yapısını hissetmek istiyor. Bu nedenle eski tarz katalogların yerini, doğal taş dergileri ve sosyal medya platformları büyük ölçüde doldurmuş durumda.
ANKA NATURAL STONE: DURSUN ŞİMŞEK
Son 6 aylık dönemde yaşanan satış gerilemesi ve küresel piyasalardaki daralma sektörü nasıl etkiledi? Bu sürece karşı nasıl bir strateji izliyorsunuz?
Türk doğal taş piyasası son altı aylık periyotta döviz kurlarının düşüklüğü, enerji maliyetlerinin artması, işçilik masraflarının artması, enflasyonun çok yüksek olması ve banka kredi oranlarının çok yüksek olmasından kaynaklı zor günler geçirmektedir. Dünya genelindeki ekonomik daralmalar mermerle olan talebi düşürmektedir. Maliyetlerimizin çok yükselmesinden dolayı rekabet şansımız gün geçtikçe azalmakta ve başka ülkelere yönelmektedir.
Kataloglar ve çeşitli taş seçenekleri satış süreçlerini nasıl etkiliyor?
Türkiye doğal taş çeşitliliği ile dünyada ilk sıralarda gelmektedir ama bu çeşitliliğimizi etkin bir şekilde kullanamıyoruz. Fuarların gün geçtikçe özelliğini yitirdiğini düşünüyorum. Artık fuarlar ve katalog göndermek rağbet görmüyor. Birebir görüşmelerin daha iyi sonuç verdiği düşüncesindeyim.
Bir mimarın taş seçimi yaparken bilmesi gereken ama genelde gözden kaçırdığı noktalar nelerdir?
Mimarların bilmesi gereken en önemli konu mermerin bir doğal taş olduğunun kabullenilmesidir. Maalesef ki mimarlarımız doğal taşı seramik ile aynı kefeye koymaktadır. Mermerin içerisindeki renk geçişleri albenisinden çok bunun bir milli servet olduğunun farkına varmaları gerektiğini düşünüyorum.
BAŞARIRLAR MARBLE: MALİK BAŞARIR
Türk doğal taşı küresel pazarda nasıl bir konumda?
Türk doğal taşı, dünyada hem kalite hem çeşitlilik açısından hâlâ güçlü ve iddialı bir konumda bulunuyor. Renk skalası, desen zenginliği ve işlenebilirliği ile global pazarda rekabet gücünü koruyor. Ancak özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, kur belirsizlikleri, üretim maliyetlerinin artması ve lojistik zorluklar, bu güçlü imajın ekonomik değer olarak tam karşılık bulmasını engelliyor. Türk taşı talep görüyor ama sektör bu talebi sürdürülebilir ve katma değerli bir yapıya dönüştürmekte zorlanıyor. Bu yüzden, sadece üretim değil aynı zamanda markalaşma, tanıtım ve stratejik pazar seçimi de daha fazla önem kazanmış durumda.
Farklı ülkelerden gelen taşlarla çalışmanın avantajları ve dezavantajları neler?
Üretimimizin büyük kısmında yerli taşlarımızı kullanıyoruz; çünkü Türkiye taş zenginliği bakımından çok özel bir coğrafyada yer alıyor. Ancak bazı projelerde renk, damar yapısı ya da sertlik gibi spesifik ihtiyaçlar doğrultusunda Yunanistan, İran ve benzeri ülkelerden blok alımları da yapıyoruz. Örneğin Yunan Volakas mermeri, İran menşeli Silver taşları ya da Titanyum Traverten gibi alternatifler, özel talepler doğrultusunda portföyümüze giriyor. Yabancı taşlarla çalışmak çeşitlilik ve müşteri beklentisine uygunluk açısından avantaj sağlasa da, lojistik süreçler, tedarik süreleri ve döviz bazlı maliyetler gibi dezavantajları da beraberinde getiriyor. Bu nedenle her seçimde, projeye özel teknik ve estetik değerlendirmelerle karar vermeye çalışıyoruz.
Müşteri talepleriyle sizin üretim gerçekleriniz arasında sorunlar oluyor mu?
Elbette oluyor. Özellikle zaman yönetimi konusunda bazı zorluklar yaşanabiliyor. Müşteri veya proje sahibi taşın bir an önce hazırlanmasını istiyor, ancak sahadaki üretim gerçekliği bu hızla her zaman örtüşmeyebiliyor. Küçük gibi görünen ama üretim zincirini yavaşlatan teknik arızalar, taşın çıkışı sırasında yaşanan beklenmedik gecikmeler ya da hava şartları gibi etkenler süreci doğrudan etkiliyor. Bununla birlikte doğal taşın üretimi, seri üretime dayalı bir sistemden farklı olarak doğanın sunduğu imkanlarla şekilleniyor. Bu da bazı durumlarda seçilen taşın aynısını tekrar bulmayı zorlaştırabiliyor. Bu yüzden, müşterilerle açık iletişim kurmak, sürecin doğasına dair bilgi vermek ve beklentileri gerçekçi bir zeminde buluşturmak bizim için oldukça önemli hale geliyor.
LION STONE ART: HÜSEYİN ARSLAN
Son 6 aylık dönemde yaşanan satış gerilemesi ve küresel piyasalardaki daralma sektörü nasıl etkiledi? Bu sürece karşı nasıl bir strateji izliyorsunuz?
Ocakları olan üreticiler açısından ürün arzının sınırlı ve talepten beslenen bir düzende yönetilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, üretim kontrolsüz şekilde arttığında fiyat istikrarı bozuluyor. Bu süreçte biz, istikrarını koruyamamış ocaklardan çekilip daha kontrollü üretim yapanlarla çalışmayı tercih ediyoruz. Pazarda gidebilecek renk ve desenlerdeki taşları öncelikli portföyümüze alıyoruz.
Bir mimarın taş seçimi yaparken bilmesi gereken ama genelde gözden kaçırdığı noktalar nelerdir?
Mimarlar taş seçerken, taşın nerede ve nasıl kullanılacağı, hangi yüzeyin hangi ortam için uygun olduğu gibi konularda üreticilerden bilgi almalı. Örneğin dış cephe uygulamalarında iklim, nem ve ısı gibi faktörlere göre taş tercihi yapılmalı. Aksi takdirde yanlış kullanım sonucu uygulama sonrası sorunlar kaçınılmaz olur.
Müşteri talepleriyle sizin üretim gerçekleriniz arasında sorunlar oluyor mu?
Müşterinin beğendiği bir taş her zaman üretim açısından uygun olmayabilir. Sipariş vererek doğadan taş alınmaz. Doğa bize ne verirse onu alırız. Bu nedenle taşın doğal özellikleri anlatılmalı, beklentiler buna göre yönetilmelidir.






















+90 532 585 51 95
+90 532 585 51 95