Mimarlık pratiğini estetikle olduğu kadar işlevsellikle, çevresel duyarlılıkla olduğu kadar yenilikle harmanlayan Yüksek Mimar Abdurrahman Keleş, hem akademik birikimi hem de saha deneyimiyle öne çıkan isimlerden biri. Kurucusu olduğu Keleş Mimarlık ve yaratıcı platform Crazy Architecture çatısı altında üretmeye devam eden Keleş, doğal taşı yalnızca bir yapı malzemesi değil, projelerine kimlik kazandıran bir anlatı aracı olarak konumlandırıyor. Bu söyleşide, doğal taşın mimari projelerdeki estetik ve teknik değerlerinden, sürdürülebilirlikteki rolüne; yarışma projelerinde malzeme seçiminden genç mimarlara önerilere kadar geniş bir perspektif sunuyor.
Yüksek Mimar Abdurrahman Keleş Kimdir?
Ben, Yüksek Mimar Abdurrahman Keleş. Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde doğdum. Lisans eğitimimi Kayseri’de, Erciyes Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde tamamladım. Mimarlık alanındaki akademik yolculuğuma İstanbul’da devam ederek, Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimimi başarıyla bitirdim.
Profesyonel kariyerim süresince hem akademik hem de pratik bilgi birikimimi pekiştirme fırsatı buldum. Bu süreçte, mimarlık vizyonumu genişletmek ve sektöre yenilikçi bakış açıları kazandırmak adına, “Crazy Architecture” isimli yaratıcı mimari oluşumun kurucu ortaklarından biri oldum. Hâlihazırda kendi adımı taşıyan Keleş Mimarlık ofisinde, mimari projeler üretmeye ve sektörde aktif olarak hizmet vermeye devam etmekteyim. Mimarlığı sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olarak görüyor; her projede estetik, işlevsellik ve sürdürülebilirlik prensiplerini bir arada sunmaya özen gösteriyorum.
Doğal taşı mimari projelerinizde kullanmaya nasıl karar veriyorsunuz? Bu malzemeyi seçmenizin temel nedenleri nelerdir?
Doğal taş seçimim, projenin bağlamı, estetik hedefleri ve işlevsel ihtiyaçlarına bağlı. Taş, zamansız bir malzeme; her yapıya özgün bir karakter ve doku katıyor. Dayanıklılığı ve çevre dostu oluşu, sürdürülebilirlik hedeflerime uyuyor. Örneğin, yerel taş türlerini tercih ederek hem çevresel etkiyi azaltıyorum hem de projeyi bölgesel kimlikle bütünleştiriyorum. Malzeme seçimi, her zaman yapının hikayesini güçlendirmeli.
Doğal taşın mimarideki estetik ve teknik avantajları nelerdir? Karşılaştığınız zorluklar oluyor mu?
Estetik olarak, doğal taşın zengin doku ve renk çeşitliliği, modern veya geleneksel her tasarıma uyum sağlıyor. Teknik olarak, yüksek dayanıklılık, ısı yalıtımı ve uzun ömürlülük sunuyor. Ancak, maliyet ve uygulama hassasiyeti gibi zorluklar çıkabiliyor. Örneğin, taşın ağırlığı strüktürel hesaplamalarda dikkat gerektiriyor. Bu yüzden, taş seçiminde bütçe, işçilik kalitesi ve proje ölçeğini dengelemek gerekli.
Doğal taş kullanımında sürdürülebilirlik nasıl bir rol oynuyor? Çevre dostu yaklaşımlarınız nelerdir?
Sürdürülebilirlik, doğal taş kullanımında temel bir prensip. Geri dönüştürülmüş taşlar veya atık malzemelerin yeniden kullanımı da çevresel etkiyi minimize ediyor.
Doğal taşla ilgili bir projenizden bahsedebilir misiniz? Bu projede doğal taş nasıl bir fark yarattı?
Şu an taslak aşamasında olan bir projemizde, yerel traverten taşını hem dış cephede hem de iç mekanlarda kullandık. Travertenin gözenekli yapısı, termal konfor sağlarken, sıcak tonları mekanlara davetkar bir atmosfer kattı. Bölgeden gelen bu malzeme, yapıyı çevresiyle bütünleştirdi ve ziyaretçilere otantik bir deneyim sundu. Taş, sadece bir malzeme değil, projenin hikayesini anlatan bir bağlam unsuru oldu.
Gelecekte doğal taşın mimarideki kullanımına dair yenilikler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Doğal taş, teknolojik yeniliklerle daha da öne çıkacak. Lazer kesim ve 3D modelleme, taşın karmaşık formlarda işlenmesini sağlıyor. Sürdürülebilirlik trendleri, geri dönüştürülmüş taş ve düşük karbonlu üretim süreçlerini teşvik ediyor. Taşla, geleneksel ve yenilikçi yaklaşımları harmanlayarak çağdaş, çevre dostu çözümler üretmek gerek.
Yarışma projelerinde doğal taş gibi geleneksel malzemelerin kullanımını ne sıklıkla görüyorsunuz? Jürinizin bu tür malzemelerin kullanımına yaklaşımı nedir?
Yarışma projelerinde doğal taş kullanımı oldukça yaygın, özellikle sürdürülebilirlik ve yerel bağlamı vurgulayan tasarımlarda. Genç tasarımcılar, taşı modern teknolojilerle birleştirerek yenilikçi çözümler sunuyor. Jüriler olarak, doğal taşın projeye kattığı estetik, işlevsel ve çevresel değeri değerlendiriyoruz. Örneğin, taşla yerel kimliği güçlendiren veya atık taşları yeniden kullanan projeler genellikle dikkat çekiyor. Ancak, taşın kullanımının dekoratif olmaktan öte, kavramsal ve strüktürel bir temele dayanmasını bekliyoruz.
Sizce, doğal taş sürdürülebilir ve estetik mimarinin geleceğinde nasıl bir rol oynayacak?
Doğal taş, sürdürülebilir ve estetik mimarinin geleceğinde merkezi bir rol oynayacak. Geri dönüştürülebilirliği, uzun ömürlülüğü ve düşük çevresel etkisi, onu ideal bir malzeme yapıyor. Teknolojik ilerlemeler, taşın daha hafif ve modüler formlarda kullanılmasını sağlayarak estetik çeşitliliği artırıyor. Örneğin, parametrik tasarım teknikleriyle işlenen taş yüzeyler, hem görsel hem de işlevsel yenilikler sunuyor. Yerel taş kaynaklarının etkin kullanımı ve düşük karbonlu üretim süreçleriyle, taşın popülerliği daha da artacak.
Doğal taş kullanan projelerin hangi yönleri sizi en çok etkiliyor?
Yanıt: Doğal taş kullanan projelerde beni en çok, malzemenin çevreyle kurduğu bağ etkiliyor. Taş, bir yapıyı coğrafi ve kültürel bağlama oturtan bir hikaye anlatıcısı gibi. Örneğin, bir projede taşın doğal dokusunun iç mekanlarda sakin bir atmosfer yaratması veya cephede çevreyle uyumlu bir siluet oluşturması büyüleyici.
Genç tasarımcılara yenilikçi tasarım çözümleri yaratmak için doğal malzemeler kullanma konusunda ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Genç tasarımcılara, doğal malzemeleri kullanırken yerel bağlama ve teknolojik yeniliklere odaklanmalarını öneriyorum. Bölgenin taş türlerini araştırarak çevresel ve kültürel uyum sağlayabilirler. Dijital tasarım araçlarıyla, taşın işlenmesinde yaratıcı çözümler üretebilirler; örneğin, parametrik desenler veya modüler sistemler. Sürdürülebilirlik için geri dönüştürülmüş taş veya atık malzemelerle deneyler yapmalarını teşvik ediyorum. En önemlisi, taşın estetik değerinin yanı sıra strüktürel ve çevresel katkılarını göz önünde bulundurmalılar.





























+90 532 585 51 95
+90 532 585 51 95