2010’lu yıllarda hızla alevlenen, büyük miktar ve cirolara ulaşan Çin ve Türkiye arasındaki doğal taş ticareti, bilhassa Covid-19 pandemisi süreciyle başlayan bir düşüşle yavaşlama ve gerileme dönemine girdi. Sirkülasyonun hızlı olduğu dönemlerde belki göze çarpmayan sorunlar şu günlerde dillendirilir oldu. Biz de her iki taraftan sektörün içinden insanlarla konuyu konuştuk.
ALPASLAN TUNÇ (İMİB YÖN. KUR. ÜYESİ – TUNÇ MERMER)
Çin için söylenecek çok şey var aslında, gerek onlardan gerek bizden kaynaklanan. Hepimizin bildiği gibi Çin ile doğal taş ticaretinin artışı, Çin’in büyük bir inşaat hamlesine başlaması ve ucuz kredilerle taş tedarikine girişmeleri neticesinde oldu. Oluşan yüksek talebi biz hor kullanıp çok fazla üretim yaparak kâr odaklı, büyük miktarlarda satış yaptığımız bir dönem yaşadık. Sonrasında Çin’de yaşanan emlak krizi ve kredilerdeki çeşitli sıkıntılar sebebiyle stoktaki taşları Çinli firmaların kârsız ve bazen zararına satmalarıyla bu günlere geldik. Sonuç olarak, bence Çinli müşteriler artık kâr edeceğine inanmadığı, hatta emin olmadığı hiçbir taşı almamaya, yeni taş bile olsa denemeye tenezzül etmemeye başladı. Aslında taşın ucuz veya pahalı olmasının Çinli firmalar için bir önemi yok. Tek kriter kâr edebilmek. Enflasyon karşısında doların alım gücünün çok düşmesi ve Türkiye içi maliyetlerin çok fazla yükselmesi sebebiyle bizde de ciddi maliyet artışı oldu. Beklenti ile arz uyuşmayınca, ülke olarak Çin ile ticaretimizde doğal bir sonuç olarak %40’ın üzerinde düşüş gözlemliyoruz.
LIU WEI (UMGG)
Türk doğal taşlarıyla ilgili başlıca sorunların, ocak sahiplerinin kendi ürünlerini yeterince korumamaları ve yoğun bir şekilde benzer ürünler arasındaki rekabetin yaşanması olduğunu düşünüyoruz. Örneğin, ocak sahipleri en iyi müşterileri seçmiyor ve aynı tür taş için çok fazla benzer ocak bulunuyor. Taş üretiminin korunması konusunda ise İtalyan ocak sahipleri bu işi çok iyi yapıyor.
Bervin Yang (Owner of CMG Natural Stones)
Çin’de inşaat sektörü artık tamamlanma aşamasına geldi. Çin, Türk mermer sektörünü önemli ölçüde büyüttü. Son 20 yılda, sorgusuz sualsiz, büyük küçük demeden tüm taşları satın alarak sektörü geliştirdi. Şimdi ise Türk mermer sektörü, kendi ayakları üzerinde durarak, kendi pazarını yaratma sorumluluğunu üstlenmeli. Hammadde satışından vazgeçip, daha çok ebatlı ürünlere yönelmek gerekiyor.
AKIN YEŞİLKAYA (HAZ MERMER):
Çin doyma noktasına yaklaştı, obez olmadan sağlıklı beslenmeye başladı. Uzun seneler yüklü alımlar yaparak dünyanın her noktasındaki ocakları heyecanlandırdılar. Türk ocak sahipleri de böyle bir pazara malzeme satabilmek için yatırımlarını o yönde gerçekleştirdi. Ancak sürdürülebilirliği olmayan bu alış politikalarını, doyuma yaklaştıkça bıçak gibi kestiler. Çin artık çok sürüm ve yüklü alım yerine doğru taşı aramaya başladı. Bu da yatırımlarını yüksek tonajlı üretim üzerine kurgulayan firmalara kaybettirdi. Yeni dönemin şartlarına göre üretim ve pazarlama mantalitesinde revizyona gitmek faydalı olacaktır.
İSMAİL VURAL (BEYZA STONE)
Çin’deki inşaat atılımı bir süreçti, hızlıydı, ihtiyaç fazlaydı. Çinli meslektaşlarımız açısından da Türkiye, hızlı hammadde tedariki açısından fırsatlar sunuyordu. Türk ocakçıları yüksek miktarı karşılamak için üretimde çok hassas davranamadı. Çinli müşteriler de projelerde rekabet edebilmek için fiyat öncelikli davrandılar bu süreçte. Sonuç olarak, pazarda hem stok hem de fiyat istikrarı oluşamadı. Karşılıklı olarak birbirimizi çabuk yıprattık. Hayatın başka bir fazına geçiyoruz. Türk üreticiler sunacağı ürünlerde daha seçici ve prensipli bir arz gerçekleştirmeli. Açlıktan bitap düşmüş bir insanın önüne ne yemek koysanız ihtiyacı giderir, ama yediği yemekten zevk almak isteyen bir müşteriye sunacağınız yemek ona göre olmalıdır. Pazarı koruyan bir anlayışla daha seçkin ürünler sunmamız gerekecek.
Artık Çin’de konut arzı ve inşaat hayatın normal akışına doğru yöneldi. Çin, gelişmekte olan bir ülkeden, özellikle doğusu itibarıyla, gelişmiş bir ülke sınıfına evirildi. İnşaat potansiyelini ve ticaret hacmini eskisi gibi beklemek hayalcilik olur. Elbette ki Çin’de doğal taş talebi devam edecek, ancak eskisi kadar olmayacağını söylemek realist olur. Yeni kalkınan bir şehirde 20 tane otel yapmaya ihtiyaç varken, kalkınmış bir şehirde 1-2 yeni otel yapılabilir.
HÜSEYİN SARİCA (KEMALPAŞA MERMER)
Biz Türkiye olarak Çin’e tamamen para odaklı çalışarak kaliteye önem vermedik, dolayısıyla hem fiyatları düşürdük hem de kaliteden tamamen uzaklaştık. Tabi bunların geri dönüşü ise kazanamayan bir Çin firmasında zarardan kar etme eğiliminde oldukça olumsuz yansımaları sektörde ciddi çatlaklara neden oldu. Sürdürülebilir bir politika izleyip markalaşma yerine günü kurtarmayı seçtik.
Yeniden kazanmak için ise önce kalite önce marka vizyonu ile ilişikler kurulmalı ve ciddiyetle devam edilebilmeli. Bu sorunlar samimi olarak Çin firmaları ile istişare edilerek davet edilmelidir.






















+90 532 585 51 95
+90 532 585 51 95