İsviçreli sanatçı Milena Naef, “Geçici Parçalar” adlı çalışmasında mermeri klasik heykel anlayışının dışına taşıyarak bedenle doğrudan ilişki kuran bir malzeme olarak ele alıyor. Çalışma, mermer plakaların sanatçının bedenine yerleştirilmesiyle ortaya çıkan fiziksel ve kavramsal etkileşimi odağına alıyor. Taş ile tenin temas ettiği noktada hem mermer hem de beden iz bırakıyor; biri ağırlığıyla, diğeri sıcaklığı ve hareketiyle. Naef’e göre mermer yalnızca temas anında “dokunulmuş” hale geliyor ve bu an, eserin temelini oluşturuyor.
Sanatçı, mermer plakaları giydiği anda ortaya çıkan uyumu bir performans olarak değil, belirli bir zamana ait geçici bir bütünleşme olarak tanımlıyor. Beden sürekli değişirken mermer daha kalıcı bir varlık gösteriyor. Bu nedenle ortaya çıkan nesneler, bedenin bir anlık formunu arşivleyen kayıtlar gibi okunabiliyor. Zaman ilerledikçe beden bu taş formlara artık uymayabilir; ancak mermer, özerk bir nesne olarak varlığını sürdürmeye devam eder. Bu durum, kalıcılık ile geçicilik arasındaki karşıtlığı görünür kılıyor.
“Geçici Parçalar”da bedenin bazı bölümleri mermerle kaplanarak soyutlanıyor ve izleyicinin algısı yönlendiriliyor. Beden adeta mermer için bir mücevher taşıyıcısına dönüşürken, taş da tersine çevrilmiş bir takı gibi bedeni çerçeveliyor. Böylece mermer yalnızca sert ve dayanıklı bir yapı malzemesi olmaktan çıkıyor; kırılgan, kişisel ve hatta mahrem bir bağlamda yeniden tanımlanıyor.
Naef’in mermerle kurduğu ilişki kişisel bir arka plana da dayanıyor. Babasının heykelcilik okulunda büyüyen sanatçı, İsviçre’deki tek mermer ocağının yanında yetişti. Taşla çalışmaya başlaması, onu ailedeki dördüncü kuşak taş heykeltıraş yapıyor. “Dört Kuşağın Ağırlığı” adlı çalışmasında bacağına yerleştirdiği büyük mermer parçası, bu mirası fiziksel bir yük ve aynı zamanda bir sahiplenme biçimi olarak görünür kılıyor. Bu jest, hem geleneğin ağırlığını hem de bu gelenek içinde kişisel bir alan açma çabasını temsil ediyor.
Sonuç olarak “Geçici Parçalar”, mermeri mimari ya da anıtsal bağlamdan uzaklaştırarak bedenle kurduğu doğrudan temas üzerinden yeniden düşünmeye davet ediyor. Taşın zamana karşı direnci ile bedenin değişken yapısı arasındaki gerilim, çalışmanın merkezinde yer alıyor. Mermer burada yalnızca işlenen bir malzeme değil; hafıza tutan, iz taşıyan ve bedenle birlikte anlam kazanan bir aktöre dönüşüyor.






























+90 532 585 51 95
+90 532 585 51 95